~Mevzi
Taylan
Turkey
Sen Partizansın!
Haydi öp bu ülkeyi, öp ki ayaklansın kent bıkkınları! Bir aşk ki senden gayrı yürek taşıyamaz; derin ırmakların buzlu gecelerinde kim cüretkarca atılır kollarına sevgilinin! Sen partizan, sabaha yakın saatlerde didişgen özgürlük rüzgarı, inat ve sabırsın!
Bir ülke ki çılgın sevişmelerine çağırır sesini! İhanet, zulmün bacak arasından fırlarken senfonin duyulur kıyı kentlerden! Tunçtan bir duruştasın, gözlerimiz kamaşıyor! Buğdayda göz, güneşte söz'dür çatışmaların! Korku ne ki sana, çoban yıldızına oturmaktır ölüm! Işıklı kent gecelerinin asfalt yolları ayak seslerine hasret, kurtarılmaya hasret kaldırımlar, ve kurtarılmaya kekik tarlaları!
Hey partizan aşkın ilk demi İbrahımce söylendi! Partizanca yaşandı dün! Yarın ellerinde büyüsün partizanca! Pusulagı şahin gibi keskin gözün gezden geçerek giden adresine! Kınalı keklikler seker kayalarda, müjdeler verir kızıl gelincikler içindeki kızlara! Tüfek çatığı zula yerlerinde söyleyişini dinler palamut yaprakları; irkilir çınar, kayın, meşe! Defne yaprakları şaşar inancına! Kol kanat gerer efe bakışları, laz takaları, isyana durur, kürt inadı düşlerine vurulur!
Sen partizansın! Bambaşka bir çizgidir tuvaldaki duruşun! Sana aşklanmamak, hayattan bıkmaktır, zevksiz bir ömürdür; serüvensiz, heyecansız!
Bilirsin bent de dayanmaz senin bu coşkun sellerine, taşlar bile gerilladır sıcak iklimlerinde, öpüşlerin, dayanılmaz kahramanlıklardır, barut kokar ellerin yarin saçlarını okşarken!
Hey partizan sen aşkı iyi bilirsin, ateş ellerinde yüreklere değersin! Karşı konulmaz bir sevgilisin! Bilirsin yedi renkten nasıl kızıllar düşer payıma! Özgürleşirken acır sırtına saplanan kurşun! Nasıl kök'lerine inersin İbrahim'in, ağlamazsın! Sana hayran, kavgana aşk şiiri geçe yağmurları!
Üşüme geliyoruz koynuna; aşkın partizancasını yaşamaya! Hey partizan duyuyor musun? Haydi öp bu ülkeyi, öp ki ayaklansın kent bıkkınları!